“Merhaba”yla başladığımız 2017 yılını son “Merhaba”yla bitirmek üzereyiz. İn Aydın dergimiz için yazdığım yazılarımın son sayımızdaki “Merhaba” ile başlayan yazısı 2017 yılının muhakemesi olacaktır. Her yılın son günü geçen bir yılı düşünür, bizler için önemli olan konuları anarız. Sevinçleri düşünür mutlu olur, üzüntülerle geçen anları hatırlar hüzünleniriz. Akabinde girecek olan yıl için hayaller kurar, planlamalar yapıp geçen yıldan daha iyi olmasını dileriz. Aralık ayı birey için de ‘muhakeme’ ayıdır. Son ay ve yeni başlayacak yılın ilk ayına geçiş ayıdır. Dergimizin girdiği işyerleri, şirketler için, mali yılın kapanması ve yeni yılın planlanması zamanıdır Aralık… T cetveliyle yılın girdilerinin ve çıktılarının değerlendirildiği aydır Aralık… Geçen bir yılı bir bütün olarak gördüğümüzde aile, iş ve sosyal çevremiz için değerlendirmeler yaptığımız aydır Aralık… Kısaca Aralık ‘muhakeme’ aydır. Dergimizde ‘muhakeme’ köşemde ayları yazar...
Merhaba Aydın, 2017 yılının bitmesine son iki ay kaldı: Kasım ve Aralık. Bir yılı ay ay değerlendirdiğim yazılarımın Kasım sayısına sizlerle birlikte ulaştım. Aylara ve ay içindeki anlara yüklediğim manalarla, yazılarımla sizlerle buluştum. Eylül, Ekim derken geldi çattı Kasım ayı… Düşünmeye başladım bu ay bizim için nedir, ne değildir. Öne çıkararak işleyeceğim konu ne olabilirdi. Ülke gündemi, eğitim yaşamı, siyasi olaylar, güvenlik üzerine düşünceler, sonbaharla birlikte açılan sinema sezonu, TV programları, futbol ligi ve benzeri bir sürü konu. Hangisi olabilirdi? Yukarıda belirttiğim konuları eyleme geçirebilmemizin yegâne sebebi, özgürce düşünebilmemizin tek gerekçesi olarak modern Türkiye Cumhuriyeti devletinin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ebedi yaşamına gittiği anı işlemek tüm konulardan daha değerli olsa gerek. 10 Kasım 1938 İlkokul yıllarından itibaren hiç unutmadığımız şiirdir: Saat 09:05 geçe, At...